Skip links

Koklear İmplant

Koklear implant ya da halk arasında bilinen ismiyle biyonik kulak kısmen iç kulaktaki koklea (salyangoz) içine cerrahi olarak takılan elektronik bir cihazdır. Bilindiği gibi koklea ya da salyangoz denilen yapı iç kulağın işitme ile ilgili olan kısmıdır. Ses enerjisi kulak arkasına yerleştirilmiş olan alıcı ve işleyici kısımlarda işlenip elektriksel uyarı haline dönüştürülmektedir. Bu elektriksel uyarı salyangoz içine takılmış olan özel bir elektrod dizisi ile dış ve orta kulakta normalde sesi iletmek ile görevli yapıları atlayarak doğrudan iç kulaktaki işitme sinirinin liflerine ulaşır. Burada işitme sinirinin uyarılması ile ses beyin tarafından algılanır (Şekil 1).


Şekil 1. Sesin kulaktan beyindeki işitme merkezine iletilmesi.

Koklear implanta aday olabilecek işitme kayıplının her iki kulakta 70 desibelden fazla işitme kaybının olması ve konuşmayı ayırt etme skorunun daha iyi duyan kulakta %50’den az olması gerekmektedir. Bununla birlikte implant adayının belirlenmesi için tam bir set halinde işitme testlerinin yapılması ve bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme çalışmalarının yapılması gerekir.

Koklear implant takılmadan önce 3-6 ay kadar süreyle hastanın işitme cihazı kullanması adaptasyon için gerekli görülmektedir. İşitme kayıplı doğmuş çocuklarda bir yaşından itibaren koklear implant takılabilir. Genellikle 2 yaş civarında takılmaktadır. İşitme kayıpları ve işitme cihazları hakkında web sitemizde (www.onurcelik.com) yazılar bulunmaktadır; okumanızı öneririm.

Henüz günümüzdeki teknolojiyle normal duyma yoluyla algılanan sesler ile aynı şekilde algılama yetisi sağlanamamaktadır. Ancak neredeyse hiç duyamayacak kadar işitme kaybı olan birine yetecek kadar bilgi sağlamaktadır. Nitekim bu cihazlar tam ya da tama yakın işitme kaybı olanlar için uygun cihazlardır. Normal bir işitme cihazına karşı gelen bir seçenek değildir.

Koklear implantların çok farklı türleri olmasına rağmen hemen hemen hepsi benzer bileşenlere sahiptir. Kafatasının dışında bir mikrofon vardır ve kulak kepçesine yakın yerleşimlidir. Ses sinyallerini, elektrik sinyaline çeviren bir yapı deri altına yerleştirilir. Mikrofondan gelen sesler bu ses işlemcisinde işlenir. Daha sonra ses işlemcisinden sinir yapılarına kadar uzanan elektrodlar, işitme sinirine uyarılar gönderir (Şekil 2).


Şekil 2. Koklear implant sistemi.

Mikrofon tarafından yakalanan ses dalgaları, işlemciye nakledilir ve elektrik sinyallerine dönüştürülür. Bundan sonra kafatası içindeki elektrot dizileri sayesinde işitme sinirinin farklı bölgeleri uyarılır. Sonuç olarak, ağır derecede işitme kaybı olsa bile, hasta dış dünyadan gelen sesleri algılayabilir.

Bu oldukça zaman alan bir süreçtir. Eğer bir kişi önceden duyuyorken herhangi bir nedenle sonradan duyma yetisini kaybettiyse, koklear implant uygulandıktan sonra yapılan yoğun eğitimler ile genellikle hızlı bir adaptasyon süreci izlenir. Bu kişiler dudak hareketi okumadan konuşmaları anlayabilirler ve telefonda rahatlıkla konuşabilirler.
Doğuştan sağır olan çocuklarda ise çok sıkı eğitim gerekmektedir. Çocuklar sesleri öğrenebilir, sosyal becerileri geliştirir ve okula girmesi sağlanabilir. İmplant ne kadar erken yerleştirilirse, çocuklar daha çabuk adapte olurlar ve işitme duyuları daha iyi gelişir.

Koklear implant henüz çok yeni geliştirilmiş cihazlardır ve duyamayanlar için çığır açmış bir buluştur. İlk uygulamasından 2009 yılı sonuna kadar 190 bin hastaya takılmıştır.