Skip links

Guatr

Boynun ön kısmında yer alan ve vücudun birçok fonksiyonu için yaşamsal öneme sahip olan hormonları salgılayan bir salgı bezi vardır; bu bezin Türkçedeki ismi Kalkan Bezi, tıbbi yazılarda geçen ismi ise Tiroid Bezidir (Şekil 1). Tiroid bezinin normal dışı büyümesine guatr denilir. Guatr toplumda yaygın olarak görülen ve aslında bilinirliği yüksek olan bir hastalık grubudur.

Şekil 1. Normal bir tiroid bezi (solda) ve guatr (sağda). Bu resimdeki guatr, tiroid bezinin sol tarafında yer alan yumru şeklinde bir şişlik (nodül) nedeniyle oluştuğu için nodüler guatrdır.

Guatr tek bir hastalığın adı olmaktan ziyade bir grup hastalığın adıdır. Kalkan bezinin büyümesinin adıdır; ancak çeşitli biçimlerde ve çeşitli nedenlerle oluşan büyümeler için ayrıca isimlendirmeler vardır . Örneğin organın tümünün büyümesi değil ama içinde oluşan bir yumrunun oluşması da bir guatrdır ve bu hastalığa nodüler guatr denilmektedir (Şekil 1). Nodüler guatrda tiroid bezi nodülün büyüklüğüne göre ve elbette oluşan nodül sayısına göre dışarıdan bakışta fark edilebilecek kadar büyümemiş olabilir. Böyle bir durumda da hala hastalık bir guatrdır. Bazen de nodül veya nodüller o kadar büyüktür ki boyna karşıdan bakışta tiroid bezinin büyüdüğü kolaylıkla anlaşılabilir. Nodüler guatrda tiroid bezindeki büyüme yumrular halinde (topaklar halinde) büyüme şeklindedir. Bezin tümü aynı şekilde büyümemiştir.

Nodüler guatrda tiroid bezinin içindeki nodül zararsız bir iyi huylu büyüme olabilir veya kötü huylu bir ur şeklinde büyüme (bir kanser) olabilir. Bu nodül veya nodüller normalden fazla tiroid hormonu salgılayabilir. Halk arasında zehirli guatr denilen hastalık budur. Ortaya çıkan fazla hormon salgılanması durumuna tıpta hipertiroidi denilmektedir. Hipertiroidi durumu nodüler guatrda veya nodüler olmayan guatr durumunda görülebilir.

Nodüler guatr durumunda cevaplanması gereken en önemli soru bu nodülün zararsız bir iyi huylu bir nodül mü olduğu veya bir kanser mi olduğudur. Nodülün fazla hormon salgılıyor olup olmaması ayrı bir konudur. Kanser olup fazla hormon salgılıyor olabilir veya hormon salgılamıyor olabilir. Keza iyi huylu bir nodül olabilir ve fazla hormon salgılıyor olabilir veya hormon salgılamıyor olabilir. Nodülün kanser olup olmaması için en yararlı inceleme yöntemi ince iğne aspirasyon biyopsisi denilen tetkiktir. Adından da anlaşılabileceği gibi ince bir iğnenin tiroid bezinin içindeki nodüle sokulması ve buradan şırınganın içine hücre çekilmesi, daha sonra iğnedeki ve şırıngadaki bu hücrelerin patolojik incelemeye tabi tutulması işlemidir. Basittir, ancak özel eğitim almış patoloji uzmanları tarafından değerlendirilmesi gereken bir özelliği vardır. Nodüller büyükse ince iğne aspirasyon biyopsisi ultrason yapılmaksızın uygulanabilir. Küçük nodüllerde ise iğnenin nodülün içine girdiğinden emin olabilmek için ultrason yapılıyorken biyopsi yapılır. Güvenilir bilgiye ulaşabilmek için bazen birkaç defa bu biyopsinin tekrarlanması gerekebilir.

Nodül bir kanser ise her durumda tedavi edilmesi özellik taşır. Kanser özelliği taşıyan nodüller aynı zamanda fazla hormon da salgılıyorlarsa önce bu aşırı hormon salgılanmasının ilaç tedavisiyle baskılanması gerekir ve hemen ardından cerrahi tedavi uygulanması gerekir. Fazla hormon salgılamayan kanser özellikli nodüller ise doğrudan cerrahi olarak tedavi edilirler. Burada kanserin türü de önemlidir. En sık görülen tiroid kanserleri genellikle iyi gidişlidirler. Tedaviden beklenti yüksektir. Tedavide gecikilmemesi önemli avantaj sağlar. Hızlı ilerleyen tiroid kanserleri daha seyrek görülürler.

Nodül kanser değilse hormon salgılayıp salgılamadığına bakılır. Fazla hormon salgılayan iyi huylu nodüller ilaçla tedavi edilirler. Daha sonra duruma göre ameliyat gerekebilir veya ilaç tedavisi altında izlenebilirler. Fazla hormon salgılamayan iyi huylu nodüller bazen hiçbir şey yapılmadan izlemeye alınabilirler. Bazen ilaç tedavisiyle küçültülmeye çalışılırlar. Bu nodüller çok aşırı boyutlara ulaşırlarsa boynun önünde görünüşü bozacak bir şişkinlik yapabilirler ve sadece estetik nedenlerle ameliyat edilmeleri de önerilebilir (Şekil 2).


Şekil 2. Guatr boyunda şişlik yaparak kendisini gösterebilir.

Guatr sadece nodüler şekilde oluşmayabilir. Tiroid bezini bir bütün olarak büyüten guatr türleri de vardır. Bu durumda tiroidin içinde yumrular oluşmaz ancak yaygın bir büyüme olmuştur. Bu tür guatrın ülkemizde en sık görüleni iyot eksikliğine bağlı basit guatrdır. Özellikle sularımızda iyotun eksik oluşu nedeniyle Türkiye iyot eksikliği guatrının yerleşik bölgeleri arasındadır. Karadeniz bölgesi bu bakımdan en riskli bölgedir. Son yıllarda mutfak tuzlarına iyot eklenmesi ile bu hastalığın görülmesi belirgin biçimde azaltılmıştır. İyot eksikliği dışında bazı bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklarda da tiroid bezinin bütün olarak büyümesi yani diffüz guatr gelişebilmektedir. Bu hastalıklar genellikle özel isimlerle anılmaktadırlar. Basedow-Graves hastalığı, Hashimoto hastalığı gibi. Tiroid bezinin her türlü iltihabında (mikrobik veya mikrobik olmayan) tiroid bezi büyüyebilir. Bu büyümeler ilk etapta guatr olarak isimlendirilse de tiroidit denilen tiroid iltihabı olarak isimlendirilmeleri daha doğrudur. Bazen büyüme kalıcı olur; bu durumda guatr denilmesi yanlış olmaz.

Guatrın nedenleri olarak iyot eksikliği, kanserler, hormonal nedenler, bağışıklık sistemindeki bazı bozukluklar başta gelir. Bunun dışında genetik nedenler, selenyum eksikliği, demir eksikliği, bazı ilaçların yan etkileri sayılabilir.

Guatrın en sık belirtisi boyunda şişliktir (Şekil 2). Bu şişlik bazen fazla olur ve estetik sorun yaratabilir; bazen içeri doğru da büyür ve nefes borusunu sıkıştırarak öksürük, nefes darlığı gibi belirtilere yol açabilir. Bunun dışında genellikle tiroid bezinin salgıladığı hormonların artmasına veya azalmasına bağlı belirti ve bulgulara neden olabilir. Bunların belli başlı olanları çarpıntı, terleme, ellerde titreme, sinirlilik, iştah azalması olmaksızın zayıflama; deride ve saçlarda kuruluk, vücutta su toplanması, uyku hali, halsizlik, kabızlıktır. Guatrın bazen hiçbir belirti vermeyeceğini de akılda bulundurmakta yarar vardır. Böyle durumlarda tanının gecikebileceği açıktır.

Guatr hastalığının incelenmesinde ve yukarıda anlatılan özelliklerinin anlaşılmasında çeşitli incelemeler yapılır. Kan tetkikleri ile tiroid hormonlarının ve bu hormonlarla ilgili başka hormonların ve antikor denilen maddelerin düzeylerine bakılır. Tiroid bezi ultrason, manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ile incelenebilir. Sintigrafi denilen inceleme yapılabilir. Yukarıda anlatıldığı gibi ince iğne aspirasyon biyopsisi kanser kuşkusunda yapılması gereken bir incelemedir. Tiroid kanserinden kuşku duyulduğunda boyundan başka bazı uzak vücut bölgelerinin incelenmesi gerekebilir.