Skip links

Timpanoplasti

Kulak zarında veya orta kulak içinde herhangi bir nedenle oluşmuş bir tahribatın onarılması için yapılan mikroskopik ameliyattır. Bu tahribatlar en sık kolesteatoma denilen kulak hastalığına, kulak zarındaki çökmelere ve müzmin orta kulak enfeksiyonlarına (kronik otit) bağlı olarak gelişmektedir. Bunlardan başka, kulağa gelen darbeler (travma) de kulakta tahribat yaratabilmektedir. Bazen timpanoplasti yapılmasını gerektiren orta kulak sorunu doğumsaldır.

Timpanoplasti bir tamirat ya da onarım ameliyatıdır. Örneğin bir kulağın zarı darbe sonucunda, ya da basıncın etkisiyle (bomba patlaması veya müzik aletlerinden yüksek sese maruz kalma veya dalma, uçuş gibi nedenlerle) veya iltihap nedeniyle delinmişse bunun onarılması işlemi timpanoplastidir. Yine benzer bir biçimde orta kulaktaki kemikçiklerden birisi (çekiç, örs, üzengi) kırılmışsa, yerinden çıkmışsa veya erimişse kemikçik zincirin yeniden kurulması işlemi de timpanoplastidir. Kısaca söylemek gerekirse timpanoplasti kulaktaki cerrahi onarım işlemlerinin genel adıdır. Hangi yapının onarıldığına göre ve nasıl onarıldığına göre tipleri vardır.

Timpanoplasti yapılacak olan hastaların kulakla ilgili yakınmaları işitme kaybı, kulak akıntısı, kulak çınlaması, baş dönmesi, kulak ağrısı, yüz felci gibi herhangi bir kulak hastalığında görülebilecek türden yakınmalardır. Bu yakınmalardan biri ya da birkaçı nedeniyle doktora giden bir hastaya yapılan muayene ve tetkikler sonucunda timpanoplasti ameliyatının gerektiği sonucuna varılabilir. Kulaktaki hasarın onarılması birçok nedenle gerekebilir. Sık sık iltihaplanma varsa bunun durdurulması ve iltihabın risklerinin önlenmesi için timpanoplasti gerekebilir; işitmenin düzeltilmesi için timpanoplasti gerekebilir.

Kulak zarı delik olan bir kimse orta kulağın dış ortama açık olması nedeniyle enfeksiyonlara karşı korunmasızdır. Nezle olunca kulak enfeksiyonu riski kulak zarı delik olmayan kişilerden çok daha fazladır. Banyo yaparken, denize ya da havuza girerken kulağa su kaçarsa orta kulak enfeksiyonu gelişmesi riski çok yüksektir. Bu nedenle hastalar sürekli kulağına su kaçmasın diye önlem almak, kulağı korumak zorundadır. Bu da yaşam kalitesinin düşmesi demektir. Zardaki delik ayrıca işitmede azalmaya da neden olur. İşitmenin az olmasının insan yaşamını ne kadar olumsuz etkileyebileceğini tahmin etmek zor değildir. Bu konuda ayrıntılı bilgi almak isterseniz bu sitede bulunan (www.onurcelik.com) ¨İşitme Kaybı¨ başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz. Orta kulaktaki kemikçiklerde bir hasar olmuşsa, hastanın işitme kaybı sadece kulak zarında delik olan bir hastadakinden daha da fazladır. Bazı hastalarda kemikçikler doğuştan hiç gelişmemiş olabilir ya da vardır ancak hareket edemez durumdadır. Böyle durumlarda da belirgin işitme kaybı vardır; tanı bazen geç konulabilir ancak işitme doğuştan beri azdır.

Timpanoplasti ağrılı bir ameliyat olduğu için mutlaka anestezi gerektirir. Kulak etrafına iğne ile uyuşturucu (ağrı duyusunu bir süreliğine ortadan kaldıran) ilaç vererek lokal anestezi ile ya da hasta uyutularak genel anestezi altında bu cerrahi girişim yapılır. Timpanoplasti özel ameliyat mikroskopu ve özel cerrahi aletler kullanılarak yapılmaktadır.

Ameliyat dış kulak kanalı içinden yapılan kesilerle yapılabilir ya da kulak arkasından yapılan kesilerle yapılabilir. Hastalar genellikle kulak kanalı içinden kesi yapılmasını tercih ederler; kulağın arkasında kesi izi olmasını istemezler. Deride yapılacak kesinin kulağın içinden mi arkasından mı yapılacağı bazı faktörlere göre tercih edilmektedir. Her zaman isteğe bağlı değildir. Kulak zarındaki deliğin yeri ve büyüklüğü, dış kulak kanalının yapısı, birlikte mastoidektomi denilen cerrahinin de yapılıp yapılmaması, cerrahın alışkanlıkları, ameliyatın yapıldığı hastanedeki teknik donanım burada rol oynayan özelliklerdir. Deri kesisi nereden yapılırsa yapılsın sonuçta kulak kanalından orta kulağa girilerek ameliyat gerçekleştirilmektedir. Dr. Onur Çelik, aksini gerektiren tıbbi bir zorunluluk yoksa, timpanoplasti ameliyatlarının her türünü kanal içinden yapmaktadır. Kulak zarının yanı sıra orta kulaktaki kemikçikler de kontrol edilir. Onarılması gereken yapılar saptanır. Bir anlamda, ameliyatın bu safhasında, kesin hasar tespiti gerçekleştirilir. Bundan sonra onarım için gereken malzemenin (bu hemen daima hastanın kendisinden alınan dokudur) sağlanması gerekir. Kulak zarının onarılması için genellikle kulağın arka ve üst tarafında olan şakak bölgesindeki kasın kılıfı ya da kulak kepçesindeki kıkırdağın zarı veya kıkırdağın kendisi onarım materyali (malzemesi) olarak kullanılır. Kemikçikler için onarım yapılacaksa, o kulaktaki kullanılabilir durumda olan kemikçik artıklarının yeniden şekillendirilmesiyle ya da kulağın arka tarafındaki kemikten bir parça alınıp şekillendirilerek elde edilen malzeme onarım için kullanılabilir. Ya da sentetik olarak üretilmiş bazı protezler bu amaçla kullanılabilmektedir. Bazen kulak kepçesinden alınan kıkırdak da bu amaçla kullanılabilir.

Hazırlanan bu malzemeler uygun bir biçimde yerine yerleştirildikten sonra, kulağa  girilirken geçilen yoldan geri çıkılır ve orta kulağa ulaşmak için kaldırılmış olan dokular tekrar yerine konulur. Kulak kanalına tampon yerleştirilir. Deri kesisi gerekli olan yerlerde dikilir. Kulak etraftan mikrop bulaşmasın diye steril bezlerle kapatılır. Varsa dikişler bir hafta sonra, tampon ise iki – üç hafta sonra alınır. Dr. Çelik kulak kanalındaki tamponu iki hafta sonra çıkarmaktadır. Sonra kulak kanalı içindeki pansumanlar başlar. Pansumanların ne kadar süreceği ameliyatın büyüklüğüne, mastoidektomi denilen ameliyatla birlikte yapılmış olup olmamasına, hastanın yaşına ve dokularının iyileşme özelliklerine göre değişebilir. Genellikle birkaç günlük aralıklar ve birkaç hafta süre yeterli olmaktadır.

Birçok faktöre bağlı olarak başarı oranı değişir; ancak bir onarım ameliyatı olduğu için hiçbir zaman bu oran %100 değildir.